BİLKA - Bilge Kadın Araştırma Merkezi
 

Kâinatta ahenk ile yüzyıllardır süren kusursuz birçok döngü vardır.

 

Her şeyin sahibi olan yüce Allah c.c gökleri, yeri ve ikisinin arasındaki her zerrenin yaratıcısıdır. Biz kullara düşen asıl görev, bir mümin olarak idrak etmek, düşünmek, akıl sahipleri hitabına uygun bir yaşam sürmektir.

 

Yeryüzünün her noktasında muhteşem yaradılışın, işleyen sistemin, gözler önüne serilmiş nice eşsiz örnekleriyle, iç içe yaşamaktayız.

 

Lakin, gündelik hayatın koşturmacasına  dalıp, akıp giden zamana, yetişmeye çalışırken, bu nadide anlara, canlı tablolara sadece bakar ve anlık yorumlarla geçiştiririz.

 

Dış dünyadaki faaliyetler bizler adına sürüp giderken, doğadaki hassas denge, belirli bir sistem içerisinde devam etmektedir.

 

Canlılar alemi, galaksi ,sudaki mucizeler ,nice somut ve  soyut alemde, Rabbimin hakimiyeti altında varlığını sürdüren ,bilim adamlarının bir buluşmuş gibi keşfettikleri muazzam bir düzen vardır.

 

Evet devran dönmektedir!

 

Görünmeyen dünyanın mikro yapısında bambaşka bir alem mevcuttur.

 

Dimağların zihinlerin kavramakta zorlandığı, Batıl, İslam’dan uzak fikirlerin hakim olduğu bünyelerin, zavallı, sözüm ona medeni kafalarında, kabullenemedikleri bu gerçekler, geçen yüzyıllar içerisinde, bilim ışığında aydınlatılmaya çalışılan, birçok konu başlığı altında gelebilir aklımıza.

 

Kendi aralarında canlı hayatlarını sürdürmeye çalışan tıpkı bizler gibi doğum ölüm barınma doyma üreme gibi sosyal endişeler ve gereksinimler hisseden hayvanlar alemine değinmek isterim özellikle.

 

‘’Anlayana sivri sinek saz, anlamayana, davul zurna az’’ atasözümüzün mecazi manasının çok ötesinde olan, milyonlarca yaratılmış, özel tasarım canlılardan sadece biridir SİVRİSİNEK.

 

Kitabımız Kuran-ı Kerimde birçok surede irili ufaklı birçok canlıdan bahsetmektedir yüce Allah.

 

Arapça-BEUD- olarak geçer sivrisinek. HAC suresi 73.ayeti kerimede

 

“Ey insanlar, (size) bir örnek verildi; şimdi onu dinleyin. Sizin, Allah`ın dışında tapmakta olduklarınız -hepsi bunun için bir araya gelseler dahi- gerçekten bir SİNEK bile yaratamazlar. Eğer sinek onlardan bir şey kapacak olsa, bunu da ondan geri alamazlar. İsteyen de güçsüz, istenen de.”

 

Küçücük bir kanatlı olarak halk edilenden,  yaracısının bahsetmesi zinhar tesadüfi değildir. Özellikle dişi olanından bahsedilmektedir. Hikmeti sebebi muhakkak rabbimde saklıdır.

 

Kan emiciliği ile akla gelse de vızıltılı uçuşması, adeta bir annenin evladını beslemek için taşıdığı endişenin telaşın sesidir. Neslinin devamı için, müstakil hareket sahasına sahip olan bu özel canlı, iğnesiyle kan depolar. Taşıdığı yumurtaların protein ihtiyacını gidermek için.

 

Tefsirlerde de açıklanan, mikroskoplarla da belgelenen sebep, dişi sineğin türünün devamı için bu işleme yönlendirilmiş olmasıdır.

 

 “Allah bütün canlıları sudan yaratmıştır. Bazısı karnı üzerinde sürünür, bazısı iki ayakla yürür, bazısı da dört ayakla yürür. Allah dilediğini yaratır. Allah şüphesiz her şeye kadirdir” (Nur/45).

 

Ezcümle, Rabbimize hamdolsun ki, mümin gözüyle bakıp görmeye gayret edenlerden olabilmektir gayemiz.

 

İslam diniyle şeref bulmamıza sebep olan imanımız, kimsenin yönlendirmesine, hurafe inançlarına, rüya tabirlerine, kanaatlerine bağlı değildir.

 

“Bence diye” başlayan yorumlar yüzünden, gerilikle, bağnazlıkla, anti sosyal yaşam tarzıyla, maalesef ki karanlığa ve hak etmediği yanlış kanaatlerle dolu bir yerlere sürüklenemeye çalışılmaktadır. Tebliğ açısından bakacak olursak İslam dinine verilmeye çalışan bu zararlar masum olamaz.

 

İLK ayeti OKU emriyle veren yüce Allah c.c., bizlere her devirde gözümüzü açmayı uyanık olmayı kendimizi geliştirmeyi tavsiye etmiştir.

 

Dünyamıza da ahretimize de yolumuza da ışık olacak olan tüm düsturlar kitabımızda mevcuttur. Rehber edinildiğinde yolu şaşırmaz, çıkmazlara, sorulara takılmayız gerekli bilgilerle donatmış oluruz kendimizi ve kulluğumuzu.

 

Yıllarca çeyizlere Kuran kılıfları dikilip duvarlara asılmış veya bir yakınını kaybedince 40 Yasin için eline cüz almış bir neslin devamıdır bugünler.

 

Kandillerde hürmet göstermek, öpüp baş üstüne koymak, anlamını bilmeden Yaradanımızla günde 5 vakit buluşmak değildir asıl olan.

 

Zuhruf suresi 43.ayet “Sen, sana vahyedilene sımsıkı sarıl. Şüphesiz sen, dosdoğru yoldasın.” buyurarak sıratı müstakim adres olarak verilmiştir.

 

Dimdik durma gayretiyle, dinini inancını savunabilen kullardan olma niyetimiz halisanedir.

 

Rabbim bizleri bağışla ve Salihlerden eyle. Amin.

 
 

İsminiz
Mail adresiniz
Konu
Mesajınız

 
 

::: Güliz Arancı Kımıldar (İlahiyatçı) - Diğer Yazılar

 
# 3 Kasım 2015 Salı
Aynı sokakta, aynı apartmanda oturan insanların birbirlerini tanımadığı, selamlaşmadığı, gidip gelmediği, hal hatır sormadığı, bir ortamdayız. Oysa bu ahlaki hasletlerin bizi nerelere götürdüğünün farkında değiliz. Tabii ki yokluğunda, bizlerden neleri götürdüğünün.
# 18 Ekim 2014 Cumartesi
Dünya üzerindeki her şey, her zerre, her varlık Yüce Rabbimin yaratıcılığının şahitleridir.
# 24 Nisan 2014 Perşembe
İslam dininde kadının ikinci planda olduğu, küçümsendiği, söz sahibi olmadığı, sosyal hayatta göz ardı edilip saygınlığının yitirdiği gibi yakıştırmalar, dinimize ve mümin kadınımıza yapılan haksız ithamlardır.
 
 

 
 
 

 

 

::: BİLKA Haberci

İsminiz
:
e-Posta
:
 
 Katıl  Ayrıl
 
BİLKA - Bilge Kadın Araştırma Merkezi © 2008 - Tüm hakları saklıdır